Conn Sendromu

Conn Sendromu Nedir?

Tıbbi olarak primer hiperaldosteronizm olarak bilinen Conn sendromu, böbreklerin hemen üzerinde, karın boşluğunda bulunan küçük, piramit şeklindeki adrenal bezlerin bir bozukluğudur. Bu bezler hayati hormonlar üretir. Conn sendromundaki temel sorun, adrenal bezlerden aldosteron hormonunun aşırı salgılanmasıdır. Normalde aldosteron, kan basıncını ve vücudun tuz-su dengesini düzenler. Ancak aldosteron aşırı üretildiğinde, bu hassas denge bozulur ve genellikle kalıcı yüksek tansiyona (arteriyel hipertansiyon) ve bazen de düşük potasyum seviyelerine (hipokalemi) neden olur.

Hipertansiyon tanısı alan hastaların %5-29’unda primer hiperaldosteronizm tespit edilmektedir. Özellikle dirençli hipertansiyon vakalarında görülme sıklığı daha fazladır. Bu oranlar,

artan farkındalık ve tarama yöntemleri sayesinde giderek daha fazla saptanmakta olup, hastaların prognozu açısından büyük öneme sahiptir. Primer hiperaldosteronizm, inme, miyokard

enfarktüsü ve atriyal fibrilasyon gibi ciddi kardiyovasküler hastalıklarla ilişkilidir.

Conn Sendromu Nedenleri Nelerdir?

Conn sendromunun başlıca nedeni böbrek üstü bezlerinde aşırı aldosteron üretimidir. Bu aşırı üretimin başlıca nedenleri şunlardır:

  • Bilateral adrenal hiperplazi (her iki böbrek üstü bezinin büyümesi): Bu en yaygın nedendir ve tüm vakaların yaklaşık %60-%70’ını oluşturur. Her iki böbrek üstü bezi de büyür ve çok fazla aldosteron üretir.
  • Aldosteron üreten adenom (tek taraflı iyi huylu tümör): Bu ikinci en yaygın nedendir ve vakaların yaklaşık % 30 – 40’ını oluşturur. Genellikle sadece bir böbrek üstü bezinde gelişen ve aşırı miktarda aldosteron üreten iyi huylu bir tümördür (adenom). Bu durum nispeten sıklıkla düşük kan potasyum seviyeleriyle ilişkilidir.
  • Tek taraflı adrenal hiperplazi: Bu, sadece bir böbrek üstü bezinin çok nadir, tek taraflı büyümesidir.
  • Aldosteron üreten kötü huylu tümör: Bu, böbrek üstü bezinde oluşan çok nadir görülen kötü huylu (kanserli) bir tümördür.
  • Ailevi hiperaldosteronizm: Bu, genetik bir kusurdan kaynaklanan çok nadir görülen kalıtsal bir formdur.
  • Ektopik aldosteron üretimi: Over ve böbrek kaynaklı aldosteron üreten tümörlerdir.

Conn Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Conn Sendromu’nun en belirgin ve hemen hemen her vakada görülen semptomu, kalıcı yüksek tansiyondur. Bu yüksek tansiyon, diğer hipertansiyon formlarından ayırt edilmesi zor olabilir. Ancak Conn Sendromu’ndan kaynaklanan yüksek tansiyon, genellikle birden fazla antihipertansif ilaca rağmen kontrol altına alınması zor, dirençli bir yapıya sahiptir. Çok yüksek tansiyon seviyeleri aşağıdaki belirtileri tetikleyebilir:

  • Yorgunluk
  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Kulaklarda çınlama
  • Burun kanaması
  • Çarpıntı
  • Göğüste baskı hissi


Eğer Conn Sendromu aynı zamanda düşük potasyum seviyelerine (hipokalemi) yol açarsa (tüm vakaların üçte birine kadar görülebilir), ek belirtiler ortaya çıkabilir:

  • Kas güçsüzlüğü veya kramplar
  • Kabızlık
  • Kalp aritmileri (düzensiz kalp atışları)


Conn Sendromu birçok vakada uzun süreler boyunca belirtisiz kalabilir ve fark edilmez. Ancak Doktorumuz Burcu Meryem Atak Sançmış’ın da vurguladığı gibi, bu durum kesinlikle zararsız değildir; sessizce kardiyovasküler sistemde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle özellikle kontrol altına alınmayan dirençli tansiyon hastalığında ayrıt edici tetikler erken teşhiste büyük önem taşır.

Conn Sendromu Tanısı Nasıl Konur?

Conn sendromunun teşhisi, kapsamlı ve multidisipliner bir yaklaşım gerektiren çok aşamalı bir süreçtir. Bu süreç, Burcu Meryem Atak Sançmış gibi Endokrinoloji uzmanlarının gözetiminde dikkatle takip edilmelidir. Yüksek tansiyon, kanda sürekli düşük potasyum seviyeleri veya tesadüfen keşfedilen bir böbrek üstü bezi nodülü, genellikle Conn sendromundan şüphelenilmesine yol açar.

Teşhis süreci aşağıdaki adımları içerir:

Kan testleri (tarama testi): İlk tarama, aldosteron ve renin hormonlarının kan konsantrasyonlarının ölçülmesini içerir.  Plazma aldosteron konsantrasyonu ve plazma renin aktivitesi (PRA) veya

direkt renin konsantrasyonu kullanılır. Tarama testleri için kan tetkikleri sabah 08:00-09:30 saatleri arasında, hasta 15 dk oturduktan sonra, oturur pozisyondayken alınmalıdır. Hasta en az 2 saat önce yatağından kalkmış olmalıdır. İdeal olan, hastanın diyette aldığı sodyumun kısıtlanmaması ve test öncesi serum potasyum düzeyinin normale getirilmesidir.  Ayrıca testlerle etkileşebilecek ilaçlar gözden geçirilmelidir. Bu durumda Doktorumuz Burcu Meryem Atak Sançmış hastalarını doğru yönlendirme yapacaktır.  

Doğrulayıcı testler: Tarama testi pozitif çıkarsa, tanıyı doğrulamak veya dışlamak için doğrulayıcı testler yapılır.

Salin aşırı yükleme testi: Bu, en sık kullanılan doğrulayıcı testtir. Dört saat boyunca iki litre salin solüsyonu intravenöz olarak uygulanır. Sağlıklı bireylerde bu aşırı yüklenme aldosteron seviyelerini düşürürken, Conn sendromunda aldosteron seviyeleri yüksek kalır.

Diğer doğrulayıcı testler arasında kaptopril testi ve fludrokortizon baskılama testi bulunur.

Önemli not: Bazı tansiyon ilaçlarının ölçümleri etkileyebileceği için testten önce geçici olarak kesilmesi veya değiştirilmesi gerekebilir.

Görüntüleme (BT ve MR): Primer hiperaldosteronizm tanısı doğrulandıktan sonra, böbrek üstü bezlerinin ayrıntılı görüntülerini elde etmek için karın bölgesinin bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) taramaları yapılır. Bu görüntüler tümörleri veya diğer anormallikleri tespit etmeye yardımcı olur.

Ancak, bir tümörün tespiti her zaman aldosteronun kaynağını ortaya çıkarmaz, çünkü hormon üretmeyen iyi huylu tümörler de yaygındır. Ayrıca, hastalığa neden olabilecek kadar küçük tümörler görüntülemede gözden kaçabilir.

Adrenal Ven Örneklemesi (AVS): Tek taraflı ve bilateral aldosteron hipersekresyonu ayırımı için adrenal venöz örnekleme altın standarttır. Görüntüleme yöntemleri ile adrenal venöz örnekleme bulguları arasında uyumsuzluk olabilir. Görüntüleme ile adenom saptansa dahi, kesin tedavi kararı

verilmeden önce adrenal venöz örnekleme yapılması önerilir. Bu ileri tetkik genellikle görüntüleme bulgularını doğrulamak ve aldosteron kaynağını (tek taraflı veya çift taraflı) kesin olarak belirlemek için kullanılır.

Lokal anestezi altında, bir girişimsel radyolog, femoral venden yerleştirilen bir kateter aracılığıyla adrenal bezlerden çıkan damarlara ulaşır. Aldosteron konsantrasyonlarını ölçmek için çift taraflı kan örnekleri alınır. Bu tetkik özellikle cerrahi tedaviye karar vermede önemlidir.

Conn Sendromu Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın alt tipine ve hastanın genel durumuna bağlı olarak değişir. Temel olarak iki ana tedavi yaklaşımı vardır: cerrahi ve ilaç tedavisi. Meryem Hanım da bu tedavi seçeneklerini hastalarına en uygun şekilde sunmaktadır.

Cerrahi Müdahale (Adrenalektomi): Eğer Conn Sendromu’na tek taraflı aldosteron üreten bir adenom neden oluyorsa, bu tümörün cerrahi olarak çıkarılması (adrenalektomi) en etkili tedavi yöntemidir. Tek taraflı olduğu yapılan tetkiklerle gösterilmiş olan ve opere olmayı isteyen hastalarda tek taraflı adrenalektomi tercih edilen tedavi yöntemidir. Ancak, bu hastaların opere

edilmesine engel durumu varsa veya operasyon istemiyorsa mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) ile medikal tedavi önerilir. Ciddi hiperaldosteronizmi, hipokalemisi, adrenal BT’de tek taraflı 1 cm’den büyük kortikal adenom ile uyumlu adrenal lezyonu olan, 35 yaşından genç hastalarda adrenal venöz örneklemeye ihtiyaç duymadan tek taraflı adrenalektomi yapılabileceği de bildirilmektedir Laparoskopik adrenalektomi daha az komplikasyon ve hastanede kalış süresine yol açtığı gösterilmiş olduğundan tercih edilen operasyon yöntemidir. Tek taraflı Primer hiperaldosteronizm hastalarında adrenalektomi, hiperaldosteronizm ve hipokalemiyi tedavi eder. Bu hastalarda hipertansiyonun iyileşmesini, daha iyi seyretmesini veya ilaçların azaltılmasını sağlar.

Bu ameliyat genellikle laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılır ve tümörün çıkarılması, çoğu hastada kan basıncının normale dönmesini veya ilaç ihtiyacının önemli ölçüde azalmasını sağlar. Ayrıca potasyum seviyeleri de normale döner.

İlaç Tedavisi: Eğer Conn Sendromu’na iki taraflı adrenal hiperplazi neden oluyorsa veya cerrahi müdahale uygun değilse, ilaç tedavisi tercih edilir.

Ana tedavi, mineralokortikoid reseptör antagonistleri (örn. spironolakton, eplerenon) adı verilen ilaçlarla yapılır. Bu ilaçlar, aldosteronun vücuttaki etkilerini bloke ederek kan basıncını düşürür ve potasyum seviyelerini normalleştirir.

Tedavi süresince düzenli kan basıncı ve elektrolit takibi önemlidir.

Tedavi sonrası süreçte, hastaların kan basıncı, potasyum ve diğer hormon seviyeleri düzenli olarak takip edilir. Burcu Meryem Atak Sançmış, hastalarının tedavi sonrası yaşam kalitelerini artırmak ve olası komplikasyonları önlemek için kişiye özel takip programları oluşturmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hemen hemen tüm Conn Sendromu vakaları yüksek tansiyona yol açar.
Eğer altta yatan neden tek taraflı bir tümörse ve cerrahi ile çıkarılırsa, hastalık tamamen iyileşebilir. İki taraflı hiperplazide ise ömür boyu ilaç tedavisi gerekebilir ancak semptomlar kontrol altına alınır.
Çoğu vaka sporadik olarak ortaya çıksa da, familyal hiperaldosteronizm adı verilen çok nadir kalıtsal formlar da bulunur. Ailede erken yaşta hipertansiyon veya Conn Sendromu öyküsü varsa, bu olasılık değerlendirilmelidir.
Tedavi edilmeyen Conn Sendromu, inatçı yüksek tansiyon, kalp krizi, felç, böbrek fonksiyon bozukluğu ve ciddi kalp damar hastalıkları gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Hatta tedavi edilmeyen diğer hipertansiyon türlerine göre daha erken ve daha sık komplikasyonlara neden olduğu bilinmektedir.
Belirtilerin genellikle spesifik olmaması ve yüksek tansiyonun sıkça “sıradan” hipertansiyon olarak kabul edilmesi nedeniyle tanı gecikebilir. Bazı özel göstergeler (örn. dirençli hipertansiyon, düşük potasyum, böbrek üstü bezinde nodül) bu hastalığın araştırılmasını gerektirir.

Bilgi İstek Formu

Detaylı bilgi ve randevu almak için bilgi istek formumuzu doldurun.

Randevu / Bilgi Al

Lütfen Formu Eksiksiz Doldurun