Obezite ve Kilo Problemleri

Obezite ve Kilo Problemleri

Modern yaşamın getirdiği en büyük sağlık sorunlarından biri olan obezite ve kilo problemleri, yalnızca dış görünüşü etkilemekle kalmayıp, birçok ciddi hastalığa zemin hazırlayarak yaşam kalitemizi derinden sarsmaktadır. Aslında obezite, vücutta aşırı yağ birikimi sonucu ortaya çıkan ve kronikleşen bir hastalıktır. Vücut kitle indeksi (VKİ) 30’un üzerinde olan bireyler obez olarak tanımlanırken, VKİ 25-29,9 aralığında olanlar ise kilo problemi yaşayan ve obeziteye doğru ilerleyen risk grubunda yer almaktadır. Yani kilo problemi, obezitenin habercisi olarak kabul edilebilir.

Obezitenin Çeşitleri Nelerdir?

Obezite, vücutta aşırı yağ birikimiyle karakterize edilen karmaşık bir sağlık sorunudur. Ancak obezite sadece kilo fazlalığı anlamına gelmez. Yağın vücuttaki dağılımı ve miktarı, bireysel sağlık risklerini değerlendirmede büyük önem taşır. Doğru yaklaşım ve uzman görüşü için doktorumuz Burcu Meryem Atak Sançmış ile görüşebilirsiniz.

Obezite tanısı koymak için yardımcı araçlar ve yöntemleri şunlardır;

Yağın Dağılımına Göre Obezite Çeşitleri:

  • Elma Tipi Obezite (Androit Obezite):
  • Yağın bel, üst karın ve göğüs bölgelerinde toplandığı obezite türüdür.
  • Daha çok erkeklerde görülür.
  • Kalp hastalıkları, diyabet ve yüksek tansiyon gibi sağlık riskleri daha yüksektir.

  • Armut Tipi Obezite (Jinoid Obezite):
  • Yağın kalça ve bacaklarda toplandığı obezite türüdür.
  • Daha çok kadınlarda görülür.
  • Elma tipi obeziteye göre sağlık riskleri daha düşüktür, ancak yine de dikkat edilmesi gerekir.

Klinik Olarak Obezite Tanısında Kullanılan Testler/Antropometrik Yöntemler Nelerdir?

1) Vücut Kitle İndeksi (VKİ): Obezitenin Evrelerini Belirleme Aracı

Obezite ve kilo problemleri teşhisinde ve evrelerinin belirlenmesinde en yaygın kullanılan yöntem VKİ hesaplamasıdır. VKİ, kişinin kilosunun boyunun karesine bölünmesiyle elde edilir ve şu şekilde sınıflandırılır:

  • VKİ 25-29,9: Kilolu
  • VKİ 30-34,9: Evre 1 Obezite
  • VKİ 35-39,9: Evre 2 Obezite
  • VKİ 40 ve üzeri: Evre 3 Obezite (Morbid Obezite)
  • VKİ 50 ve üzeri: Süper Obezite
  • VKİ 60 ve üzeri: Süper Süper Obezite

 

Bel Çevresi Ölçümü:

  • Bel çevresi ölçümü, karın bölgesindeki yağ birikimini değerlendirmede kullanılır.
  • Kadınlarda 90 cm, erkeklerde 100 cm’yi aşan bel çevresi, obeziteyle ilişkili sağlık risklerini artırır.

Diğer metodlar: Bel-kalça oranı, bel-boy oranı gibi başka antropometrik değerler de kullanılabilir. Yine boyun çevresi, deri kıvrımı kalınlığı ve özellikle el bileği çevresi ölçümleri ile obezite derecesinin ilişkili olduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur. Fakat tüm bu ölçümlerde gözlemciler arasında farklar olabilmekte ve belirli bir standardizasyonu sağlamak zorlaşmaktadır

Detaylı Değerlendirme:

  • Obezite tanısı alan bireylerin, altta yatan nedenleri belirlemek ve olası komplikasyonları değerlendirmek için doktorumuza danışarak kapsamlı bir değerlendirmeden geçmesi önemlidir.
  • Bu değerlendirme, tıbbi öykü, fizik muayene, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemlerini içerebilir.

Obezite hangi hastalıkları tetikler?

Vücutta anormal derecede yağ birikimi, obeziteyi karmaşık bir sağlık sorununa dönüştürür. Bu durum, tek başına bir hastalık olmanın ötesinde, birçok kronik rahatsızlığın tetikleyicisi olarak karşımıza çıkar. “Obezite hangi hastalıkları tetikler?” sorusu, aslında bir dizi kronik rahatsızlığın tetikleyicisi olduğunu ortaya koymaktadır. Obezite ve kilo problemlerinin neden olduğu bir dizi hastalığın belli başlı olanları şu şekildedir;

 Tip 2 Diyabet ve Prediyabet:

  • Obezite, insülin direncini artırarak kan şekerinin düzenlenmesini bozar ve tip 2 diyabet riskini yükseltir.
  • Prediyabet, diyabet öncesi durumu ifade eder ve obez bireylerde sık görülür.

Kalp-Damar Hastalıkları:

  • Obezite, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve trigliserit düzeylerine yol açarak kalp ve damar hastalıkları riskini artırır.
  • Kalp krizi, inme ve koroner arter hastalığı gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

Böbrek Hastalıkları:

  • Obezite tek başına böbreğin glomeruler filtrasyon hızını etkileyip böbrek fonksiyonlarını bozabilmekle birlikte böbrekten protein atılımlarına sebebiyet verebilecek hastalıkların nedeni olabilir.

Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon):

  • Aşırı kilo, kan basıncını yükselterek hipertansiyon gelişimine katkıda bulunur.

Hiperlipidemi (Yüksek Kolesterol):

  • Obezite, kötü kolesterol (LDL) düzeylerini artırırken, iyi kolesterol (HDL) düzeylerini düşürerek damar sağlığını olumsuz etkiler.

Uyku Apnesi:

  • Aşırı kilo, uyku sırasında solunumun durmasına neden olan uyku apnesi riskini artırır.

Karaciğer Yağlanması (NAFLD):

  • Obezite, karaciğerde yağ birikimine yol açarak karaciğer fonksiyonlarını bozar.

Bazı Kanser Türleri:

  • Özefagus, karaciğer, böbrek, pankreas, safra kesesi, tiroid, over kanserlerinin, multiple myelom, non-hodgkin lenfoma ve malign melanom gibi malignitelerin gibi bazı kanser türlerinin riskini artırır.

Safra Kesesi Hastalıkları:

  • Obezite, safra taşı oluşumu ve safra kesesi iltihabı gibi safra kesesi hastalıklarını tetikleyebilir.

Gastroözefageal Reflü:

  • Mide içeriğinin özefagusa kayması sonucu tipik olarak retrosternal yanma, yenen gıdaların mideden yukarı çıkması hissi ile belirti veren ve popülasyonun % 20 sinde görülebilen bir durumdur.

 Kısırlık (İnfertilite):

  • Hormonal dengesizliklere yol açarak hem kadınlarda hem de erkeklerde kısırlığa neden olabilir.

Polikistikover Sendromu:

  • Obezitesi olan PKOS’lu kadınlarda testosteron artışı, seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG) düşüklüğü, yüksek glukoz ve insülin düzeyleri, dislipidemi ve iki kata varan oranda artmış. Metabolik Sendrom sıklığı gözlenmektedir.

Astım/Reaktif Hava Yolu Hastalığı:

  • Obezite, astımın sıklığında, ciddiyetinde ve tedaviye yanıtsızlığında artış ile ilişkilidir. Astım,

kronik inflamasyon sonucunda mukus üretimi ve anormal bronkokonstriksiyon ve kas reaktivitesi ile ilişkilidir.

Eklem Problemleri (Osteoartrit):

  • Aşırı kilo, eklemlere binen yükü artırarak kireçlenme ve eklem ağrılarına yol açar.

Psikolojik Sorunlar:

Obezite, depresyon, anksiyete ve düşük özgüven gibi ruhsal sorunlara neden olabilir.

Obezite ve Kilo Problemleri Tedavi yöntemleri

Obezite, kişinin yaşam tarzında yapılacak değişikliklerden cerrahi müdahalelere kadar geniş bir yelpazede ele alınır. Cerrahi yöntemler her zaman ilk seçenek değildir; ameliyatsız tedavi yöntemleri de oldukça etkili olabilir. Ancak bu yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda ve bireyin tedavi sürecine yeterince uyum göstermemesi halinde cerrahi seçenekler gündeme gelir. Obezite ve kilo kontrolünde en etkili tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir:

Ameliyatsız Kilo Verme ve Obeziteyi Yönetme Yolları

  • Yaşam Tarzı Değişiklikleri:
    • Beslenme: Sağlıklı ve dengeli beslenme, obezite tedavisinin temel taşıdır. Kişiye özel diyet planları, porsiyon kontrolü ve düzenli öğünler bu sürecin vazgeçilmezleridir.
    • Egzersiz: Düzenli fiziksel aktivite, kalori yakımını hızlandırarak kilo vermeye yardımcı olur. Yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi aktiviteler bu süreçte önemli rol oynar.
    • Davranış Değişikliği: Yeme alışkanlıklarını ve tetikleyici faktörleri anlamak, obezite tedavisinde kritik öneme sahiptir. Stres yönetimi ve duygusal yeme alışkanlıklarıyla başa çıkma konusunda uzman desteği alınmalıdır.
  • İlaç Tedavisi:

Doktor kontrolünde kullanılan bazı ilaçlar, iştahı azaltarak veya yağ emilimini engelleyerek kilo verme sürecini destekler. Bireysel değerlendirme sonucunda Obezite ve kilo yönetimi konusunda güncel tedavi modaliteleri mevcuttur.

  • Yaşam tarzı değişikliklerine rağmen istenilen kilo kaybı sağlanamayan, BKİ ≥30 kg/m2 veya BKİ ≥27 kg/m2 olup obezite ile ilişkili bir hastalığı olan (örn. T2DM, HT, dislipidemi, uyku apnesi vb.) hastalar için farmakoterapi önerilir.
  • Kesin ortak bir görüş olmamakla beraber farmakoterapinin en az 1 yıl sürdürülmesi önerilmektedir. Yarar gören hastalarda tedavinin süresi uzatılabilir.
  1. Orlistat: Sindirim sisteminizdeki enzimlere (lipazlara) bağlanarak, bu enzimlerin öğününüz süresince almış olduğunuz yağları sindirmesini engeller. maksimum yararı, diyet ve egzersizle birlikte kullanıldığında ortaya çıkar. Vücut ağırlığı, orlistatın başlamasından sonraki iki hafta içinde azalmaya başlar. İstatistiksel olarak, orlistat iki aydan uzun süre kullanıldığında önemli kilo kaybı sağlar. ortalama kilo kaybı 1 yıl sonunda %2,9-3,4 civarındadır. Ülkemizde 120 mg’lık dozu ile kullanımdadır ve yemeklerden hemen önce kullanılır.
  2. Liraglutid: Bu madde, pankreasta insülin salınımını artıran ve mide boşalmasını geciktiren bir tokluk hormonu olan GLP-1’e benzer bir yapıya sahiptir. Liraglutid’in etkisi, iştahı azaltarak ve tokluk hissini artırarak kilo kaybını desteklemeye yöneliktir. günlük olarak cilt altı enjeksiyon yoluyla uygulanır. Dozaj ve uygulama şekli, bireyin sağlık durumu ve ihtiyaçlarına bağlı olarak değişebilir. Obezite tedavisi için önerilen günlük doz 3,0 mg iken, bazı kişilerde daha düşük dozlarla da iyi kilo kaybı sağlanabilir.
  3. Semaglutid: obezite ve Tip 2 diyabetes mellitus tedavisinde onay almıştır. Türkiyede Tip 2 diyabet hastalarında obezite ve diyabet regülasyonunda onay alan 0.25 mg, 0.5 mg ve 1 mg dozları vardır. Haftada 1 uygulanır.  Semaglutidin obezite tedavisinde önerilen dozu haftada bir 2,4 mg olup bu form Türkiye’de uygulanmaktadır.
  4. Tirzepatid: Hem obezite hem de Tip 2 diyabet tedavisinde iki ayrı endikasyona sahiptir. Obezite tedavisinde tirzepatid başlangıç dozu haftada bir kez subkutan 2,5 mg olarak önerilmektedir. Dört hafta sonra obezite tedavisi için onaylanan dozu olan 5 mg/haftaya çıkılır. Tedavi bu dozla devam edebileceği gibi ihtiyaç halinde 4 haftada bir 2,5 mg doz artışı yapılarak maksimum doz olan haftada 15 mg’a kadar çıkılabilir.
    Doğru yaklaşım ve uzman görüşü ve ayrıntılı bilgi için doktorumuz Burcu Meryem Atak Sançmış ile görüşebilirsiniz.


Endoskopik Yöntemler:

  • Gastrik tekniklerde hacim kaplayan materyaller ile gastrik volüm azaltılır. Böylece erken doygunluk sağlanıp total kalori alımı azaltılarak kilo kaybı sağlanması hedeflenir. Gastrik prosedürler; intragastrik balon uygulamaları, transpilorik shuttle (mekik) ve süper emici hidrojel kapsüllerden oluşan hacim kaplayan tedaviler, remodelling (yeniden şekillendirme) teknikleri ve aspirasyon tedavisi yöntemleridir. Doğru yaklaşım ve uzman görüşü için doktorumuz Burcu Meryem Atak Sançmış ile görüşebilirsiniz.

 
Cerrahi Obezite Tedavi Yöntemleri:

  • Kilo kaybının yanı sıra obeziteli bireylerde diyabet, dislipidemi gibi metabolik hastalıkların sağaltımında etkisi olduğu gösterilen bu cerrahi prosedürler “metabolik cerrahi” olarak da adlandırılmaya başlamıştır.
  • Bariyatrik cerrahide yaygın olarak tercih edilen Roux-en-Y gastrik bypass (RYGB), tüp mide (sleeve gastrektomi: SG) gibi cerrahi tekniklerin yanı sıra pek çok yeni cerrahi ve endoskopik yöntem geliştirilmektedir. Bu kılavuzda uluslararası cerrahi dernekleri tarafından standart olarak kabul edilen yöntemlere yer verilecek olup diğer yöntemlerin uzun dönem verileri yeterli olmadığından araştırma kapsamında etik kurul ve hasta onayı alınarak yapılması tavsiye edilmektedir. Kullanılan tüm cerrahi yöntemlerin kendine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır.
  • Uygun cerrahi prosedürün seçimi hastanın komorbid hastalıkları, risk düzeyi, tercihi ve merkezin deneyimi göz önünde bulundurularak multidisipliner olarak alınmalıdır. Günümüzde BC sırasında açık cerrahi yerine iyileşme süresini kısaltan ve daha az invaziv olan laparoskopik tekniklerin tercih edilmesi önerilmektedir

Sıkça Sorulan Sorular

Hormonal dengesizlikler, genetik yatkınlık, dengesiz ve yetersiz beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, stres, uyku bozuklukları ve bazı ilaçların yan etkileri kilo vermeyi zorlaştırabilir. Uzm. Dr. Burcu Meryem Atak Sançmış, bu faktörleri bireysel olarak değerlendirerek kişiye özel bir tedavi süreci sunar.

Beslenme, obezite tedavisinin temel taşlarından biridir. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni, hem kilo kaybını hem de uzun vadede kilo kontrolünü destekler.

Düzenli egzersiz, kalori harcamasını artırarak kilo kaybını destekler, metabolizmayı hızlandırır ve kardiyovasküler sağlığı iyileştirir.

Çocuklarda obezitenin önlenmesinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması, aktif yaşam tarzının teşvik edilmesi ve aile içi destek oldukça önemlidir. Erken yaşta yapılan doğru yönlendirmeler, ileriki yaşlardaki sağlık risklerini ciddi şekilde azaltır.

Morbid obezite, vücut kitle indeksinin (VKİ) 40’ın üzerinde olmasıyla tanımlanır ve ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu durum yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebilir.

Obezite tanısı kiloya değil, vücut kitle indeksi (VKİ) değerine göre konur. VKİ’nin 30 ve üzerinde olması obezite olarak değerlendirilir. Ancak VKİ>25 üzerine çıkıldığı durumlarda önlemlerin alınması için daha erken dönemde Uzm. Dr. Burcu Meryem Atak Sançmış, VKİ hesaplaması ve vücut analizleriyle kişiye özel değerlendirme yapar.

  • Evre 3 obezite (BKİ ≥40 kg/m2) varsa, Edmonton Evre 0 ve Evre 1 olgular da dahil olmak üzere BC düşünülmelidir. Kanıt düzeyi A).
  • Evre 2 obezite (BKİ 35-39,9 kg/m2) ve Edmonton Evre 2 ve üzeri olgularda BC düşünülmelidir. Kanıt düzeyi A).
  • Evre 1 obezite (BKİ 30-34,9 kg/m2) ve optimal tıbbi tedaviye rağmen kontrol altına alınamayan T2DM’lilerde BC düşünülebilir. Kanıt düzeyi A).
  • Evre 1 obezitesi olan Edmonton Evre 3 ve üzeri bireylerde de BC düşünülebilir (Kanıt düzeyi C).
  • Uygun cerrahi yöntem seçilirken komorbid hastalıklar ve merkezin deneyimi göz önünde bulundurulmalıdır (Kanıt düzeyi D).

Obezite tek başına engellilik sayılmaz. Ancak obezitenin neden olduğu ileri derecedeki sağlık problemleri, bazı bireylerde engellilik statüsüne yol açabilir. Bu durum sağlık kurulları tarafından değerlendirilir.

Kilo problemi yaşayan bireyler; endokrinoloji uzmanı, diyetisyen veya bariatrik cerrahi uzmanı gibi alanında yetkin sağlık profesyonellerine danışmalıdır. Obezite ve kilo yönetimi konusunda kapsamlı bir değerlendirme için Uzm. Dr. Burcu Meryem Atak Sançmış ile görüşebilirsiniz.

Obezite dünya sağlık örgütü tarafından kronik bir hastalık olarak kabul edilmiştir. Uzun süreli ve kullanım gerektirebilir. Etkili sonuçların alınmasında ilacın düzenli kullanımı ve sürekliliği önem arz etmektedir. Bu sebepten sağlıklı yaşam tarzı değişikliğini etkin bir şekilde hayatına entegre edemeyen bireylerde kilo alımlar söz konusu olabilir. Bu durumlarda gecikmeden vücut kitle indeksi >25 üzerine çıkılmaya başlandığında hekim görüşü mutlaka alınmalıdır.

Bilgi İstek Formu

Detaylı bilgi ve randevu almak için bilgi istek formumuzu doldurun.

Randevu / Bilgi Al

Lütfen Formu Eksiksiz Doldurun