Konjenital Adrenal Hiperplazi

Konjenital Adrenal Hiperplazi Nedir?

Konjenital Adrenal Hiperplazi (KAH), doğuştan gelen ve böbrek üstü bezlerini etkileyen genetik bir hastalık grubunun tıbbi adıdır. Adrenal steroidogenezde görev alan enzimlerin genetik defektleri sonucu kortizol sentezinde bozulmaya neden olan otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. Böbreklerin üzerinde yer alan ceviz büyüklüğündeki bu hayati organlar, vücudumuz için elzem olan hormonları üretmekle görevlidir. KAH durumunda, bu hormonların üretimi için gerekli olan belirli enzim proteinlerinde bir eksiklik veya işlev bozukluğu söz konusudur.

Böbrek üstü bezlerinin ürettiği başlıca hormonlar şunlardır:

Kortizol: Vücudun stres, hastalık gibi durumlara verdiği tepkiyi ve kan şekeri ile enerji seviyelerini kontrol eder.

Aldosteron gibi Mineralokortikoidler: Vücudun sodyum ve potasyum dengesini düzenleyerek sıvı ve tansiyon kontrolünde rol oynar.

Testosteron gibi Androjenler: Hem erkeklerde hem de kadınlarda büyüme, gelişme ve ikincil cinsiyet özelliklerinin oluşumu için gerekli olan seks hormonlarıdır.

KAH’lı bireylerde, genetik bir değişiklik nedeniyle bu hormonları üretmek için gereken enzimlerden birinin eksikliği yaşanır.

Konjenital Adrenal Hiperplazinin başlıca iki türü bulunmaktadır:

Klasik KAH: Daha nadir görülen ancak daha ciddi seyreden bu tip, genellikle doğumda veya erken bebeklik döneminde yapılan testlerle tespit edilir.

Klasik Olmayan KAH: Daha yaygın ve hafif bir seyir izleyen bu tip, belirtilerini çocukluk veya erken yetişkinlik dönemine kadar göstermeyebilir.

Konjenital Adrenal Hiperplazinin Nedenleri Nelerdir?

KAH, genetik bir hastalıktır; yani ebeveynlerden çocuklara kalıtım yoluyla geçer. Bu durum, otozomal resesif kalıtım modeli ile aktarılır. Bir çocukta bu hastalığın gelişmesi için, hastalığa neden olan genetik değişikliği hem anneden hem de babadan alması gerekir. Ebeveynlerden biri taşıyıcı olabilir ve kendisi hastalık belirtileri göstermese de genetik değişikliği çocuğuna aktarabilir.

En yaygın nedeni, 21-hidroksilaz olarak bilinen enzim proteininin eksikliğidir. Vücut, hormonları uygun miktarda üretebilmek için bu enzime ihtiyaç duyar. Çok nadir durumlarda ise diğer enzimlerin eksikliği de KAH’a yol açabilir.

Hormon sentezindeki bu enzim eksikliği, böbrek üstü bezlerinin kortizol, aldosteron veya her ikisinin üretimini kısmen veya tamamen durdurmasına neden olur. Kortizol sentezi azaldığında veya durduğunda, normalde kortizol tarafından baskılanan adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgısı artar. Bu durum, böbrek üstü bezlerinin büyümesine yani hiperplaziye yol açar.

21-hidroksilaz eksikliği ve 11-beta-hidroksilaz eksikliği gibi yaygın KAH formlarında, enzim bloğunun önünde biriken hormon öncüleri adrenal androjen metabolizma yoluna yönlendirilir. Bu da aşırı androjen salgılanmasına neden olur.

Konjenital Adrenal Hiperplazi Belirtileri Nelerdir?

Etkilenen genin tipine ve böbrek üstü bezlerinin hormon üretimi için gerekli enzim eksikliğinin derecesine bağlı olarak büyük ölçüde değişir. Bu genetik rahatsızlıkta, vücudun normal işleyişi için gereken hormonlar dengesizleşir; bu durum, çok az kortizol, çok az aldosteron, çok fazla androjen veya bu sorunların bir kombinasyonuna yol açabilir.

Klasik KAH Belirtileri

Daha ciddi seyreden formu olup, belirtileri genellikle doğumda veya erken bebeklik döneminde ortaya çıkar:

  • Yetersiz Kortizol Üretimi: Vücut yeterli kortizol üretemediği için kan basıncı, kan şekeri ve enerji seviyelerinin sağlıklı düzeylerde tutulmasında sorunlar yaşanabilir. Hastalık veya fiziksel stres gibi durumlarda vücudun tepkisi olumsuz etkilenebilir.
  • Adrenal Kriz: Klasik KAH’li kişiler, kortizol, aldosteron veya her ikisinin eksikliğine bağlı ciddi ve hayatı tehdit edici bir durum olan adrenal kriz riski altındadır. Bu durum acil tıbbi müdahale gerektirir.
  • Dış Genital Organlarda Tipik Olmayan Görünüm: Kız bebeklerde, klitoris büyüyerek penise benzeyebilir, labialar kısmen birleşerek skrotumu andırabilir. İdrar çıkışı ve vajina için ayrı açıklıklar yerine tek bir açıklık görülebilir. Ancak rahim, fallop tüpleri ve yumurtalıklar genellikle tipik bir şekilde gelişir. Erkek bebeklerin dış genital organları genellikle normal görünümde olmakla birlikte bazen büyümüş olabilir.
  • Aşırı Androjen (Erkeklik Hormonu): Androjen fazlalığı, çocuklarda kısa boy ve erken ergenliğe yol açabilir. Kasık kılları ve diğer ergenlik belirtileri çok erken yaşta ortaya çıkabilir. Ayrıca şiddetli sivilce görülebilir. Kadınlarda aşırı androjen hormonu, yüzde kıllanmaya, vücutta normalden fazla tüylenmeye ve sesin kalınlaşmasına neden olabilir.
  • Değişen Büyüme: Çocuklar hızlı büyüyebilir ve kemikleri yaşlarına göre normalden daha ileri gelişmiş olabilir. Ancak nihai boy ortalamadan daha kısa kalabilir.
  • Kısırlık Sorunları: Kadınlarda düzensiz adet dönemleri veya hiç adet görememe görülebilir. Klasik KAH’si olan bazı kadınlar hamile kalmakta zorluk çekebilir. Erkeklerde de bazen kısırlık sorunları yaşanabilir.


Klasik Olmayan KAH Belirtileri

Klasik olmayan KAH belirtileri genellikle bebek doğduğunda görülmez ve rutin yenidoğan kan tarama testlerinde de tespit edilmeyebilir. Bu durumdaki bazı kişilerde hiçbir belirti görülmeyebilir. Belirtiler ortaya çıkarsa, genellikle geç çocukluk veya erken yetişkinlik döneminde belirginleşir:

  • Kadınlarda Geç Ortaya Çıkan Belirtiler: Klasik olmayan KAH’ye sahip kadınların genital organları doğumda tipik görünür. Ancak daha sonraki yaşamlarında;
    • Adet düzensizliği veya adet görememe.
    • Hamile kalmada sorunlar.
    • Yüzde kıllanma, vücutta normalden fazla tüylenme ve sesin kalınlaşması gibi özellikler görülebilir.
    • Bazen bu durum, üreme çağında ortaya çıkan hormonal bir rahatsızlık olan Polikistik Over Sendromu (PCOS) ile karıştırılabilir.

  • Her İki Cinsiyette Ortak Belirtiler:
    • Ergenliğin erken belirtileri, örneğin kasık kıllarının normalden erken çıkması.
    • Şiddetli sivilceler.
    • Çocukluk döneminde kemiklerin normalden daha fazla gelişmesiyle birlikte hızlı büyüme.
    • Beklenenden daha kısa nihai yetişkin boyu.

Konjenital Adrenal Hiperplazi Tanısı Nasıl Konur?

Bireyin yaşına ve belirtilerine göre farklılık gösteren bir süreçle konulur. Uzm. Dr. Burcu Meryem Atak Sançmış erken tanının özellikle klasik formda, potansiyel yaşamı tehdit edici durumların önüne geçmek için kritik öneme sahip olduğunu belirtmektedir.

Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Yenidoğan Tarama Testleri: Ülkemizde ve birçok gelişmiş ülkede, KAH, doğum sonrası yapılan rutin topuk kanı tarama programlarına Bu testte, bebekten alınan kan örneğinde 17-hidroksiprogesteron (17-OHP) seviyesi ölçülür. Yüksek 17-OHP seviyeleri, KAH şüphesi uyandırır ve ileri tetkikler yapılmasını gerektirir. Uzm. Dr. Burcu Meryem Atak Sançmış bu tarama testlerinin önemini her fırsatta dile getirmektedir.
  • Kan Testleri: Kesin tanı için daha detaylı kan testleri yapılır. Bu testlerde;
    • Kortizol ve Aldosteron seviyeleri, hormon eksikliklerini belirlemek için ölçülür.
    • Adrenokortikotropik Hormon (ACTH) seviyesi, böbrek üstü bezlerinin uyarılma düzeyini gösterir.
    • Androjenler (Testosteron, DHEA-S gibi erkeklik hormonları) seviyeleri, aşırı üretimi değerlendirmek için bakılır.
    • Elektrolit seviyeleri (sodyum, potasyum) özellikle tuz kaybı krizi riski olan klasik KAH hastalarda hayati önem taşır.
  • İdrar Testleri: İdrarda hormon metabolitlerinin analizi, vücuttaki hormon dengesizlikleri hakkında ek bilgi sağlayabilir.
  • Genetik Testler: Enzim eksikliğine neden olan spesifik genetik mutasyonları belirlemek için genetik testler yapılır. Bu testler, tanıyı doğrulamada ve KAH’ın hangi tipte olduğunu belirlemede yardımcı olur. Ayrıca aile planlaması yapacak bireyler için taşıyıcılık riskini değerlendirmede de kullanılabilir.
  • Görüntüleme Testleri: Bazı durumlarda, adrenal bezlerin yapısını değerlendirmek için ultrason veya MRI gibi görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Özellikle kız çocuklarında genital organların değerlendirilmesi için de bu tür yöntemlere başvurulabilir

Konjenital Adrenal Hiperplazi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Konjenital Adrenal Hiperplazi (KAH), yaşam boyu süren ancak uygun yönetimle bireylerin tam ve sağlıklı bir hayat sürmesini sağlayan bir durumdur. Tedavinin temel amacı, eksik olan hormonların yerine konması ve aşırı üretilen androjenlerin baskılanmasıyla vücuttaki hormonal dengenin sağlanmasıdır.

KAH tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

  • Hormon Replasman Tedavisi: Bu, KAH yönetiminin temelini oluşturur.
    • Glukokortikoidler: Vücudun kortizol eksikliğini gidermek ve aşırı ACTH salgısını baskılayarak androjen üretimini azaltmak için hidrokortizon gibi ilaçlar kullanılır. Uzm. Uzm. Dr. Burcu Meryem Atak Sançmış, bu ilaçların dozajını hastanın yaşına, kilosuna, klinik durumuna ve büyüme gidişatına göre hassasiyetle ayarlar. Hastalık, cerrahi girişim veya diğer fiziksel stres durumlarında, vücudun artan kortizol ihtiyacını karşılamak için doz artırımı gerekebilir. Klasik olmayan KAH formunda dahi, bazı hastalarda bu tedaviye ihtiyaç duyulabilir.
    • Mineralokortikoidler: Özellikle tuz kaybı riski olan klasik KAH hastalarında, aldosteron eksikliğini gidermek için fludrokortizon gibi ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar, vücudun sodyum ve potasyum dengesini korumasına yardımcı olur. Tedaviye ek olarak tuz takviyesi de verilebilir, özellikle bebeklik döneminde bu hayati önem taşır.
  • Cerrahi Tedavi: Kız bebeklerde, dış genital organlardaki belirgin virilizasyon durumlarında, fonksiyonel ve kozmetik düzeltmeler sağlamak amacıyla cerrahi müdahaleler düşünülebilir. Bu tür kararlar, multidisipliner bir ekip tarafından, hastanın bireysel durumuna ve yaşına göre en uygun zamanlama ve yöntemle alınır.
  • Düzenli Takip ve İzlem: KAH’lı bireylerin endokrinoloji tarafından düzenli olarak takip edilmesi kritik öneme sahiptir. Bu takiplerde;
    • Hormon seviyeleri (17-OHP, Testosteron, Androstenedion, Seks hormonu bağlayıcı globülin, Folikül uyarıcı hormon (FSH) ve lüteinizan hormon (LH) elektrolitler düzenli olarak kontrol edilir. Fertilite isteği olmayan kadınlarda, glukokortikoid tedavisi normalize edilmiş menstruel duruma ve hiperandrojenik semptomların baskılanması için kişiselleştirilmiş hedeflere ulaşmak için titre edilmelidir. Bu hedeflere genellikle normal aralığın üst sınırında veya yakınında androjen (androstendion, testosteron) seviyeleriyle ulaşılır. Testosteron ve androstenedion normal aralığın altına baskılanmamalıdır, bu durum glukokortikoid aşırı tedavisini gösterir. Normalize edilmiş bir 17-OHP seviyesi de benzer şekilde glukokortikoid aşırı tedavisini gösterir.
    • Erkek hastalar için glukokortikoid tedavisi testis fonksiyonunu korumak için titre edilmelidir, bu da genellikle serum androstenedion seviyesinin normal aralığın üst sınırında veya yakınında olmasını gerektirir. Buna karşılık, 17-OHPun normalleşmesi glukokortikoid aşırı tedavisini gösterir. Gonadotropin seviyeleri normal aralıkta tutulmalıdır; baskılanmış gonadotropinler adrenal androjen üretiminin yetersiz baskılandığını gösterir. Tedavi uyumu kötü ama testosteron eksikliği göstermeyen vakalarda androstenedion/testosteron oranına bakılır. Uygun tedavi almayan ve klinik ve laboratuar olarak hedefte olmayan hastalarda hem glukokortikoid tedavisinin yoğunlaştırılması hem de testis muayenesi ve/veya ultrason ile Testiküler adrenal rest tümör valığı  (TART)’lar için ek değerlendirmenin düşünülmesini gerektirir. TART için çoğu zaman palpasyon ile yetinilmemeli, testis ultrasonu ile değerlendirilmelidir.
    • Büyüme ve gelişme (boy, kilo, kemik yaşı) yakından izlenir.
    • Ergenlik belirtileri ve doğurganlık durumu değerlendirilir.
    • Adrenal kriz belirtileri ve önlenmesi konusunda hasta ve ailesi eğitilir.


Uygun tedavi ve düzenli tıbbi takiple, KAH’lı bireylerin çoğu, günlük yaşamlarında önemli kısıtlamalar olmaksızın sağlıklı ve üretken bir yaşam sürebilirler. Unutulmamalıdır ki KAH tedavisinde anahtar, sürekli tıbbi gözetim ve kişiselleştirilmiş bir tedavi planıdır

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, genetik bir hastalıktır ve ebeveynlerden çocuklara otozomal resesif kalıtım modeliyle geçer.
Hayır, genetik bir durumdur ve bulaşıcı değildir.
Evet, uygun tedavi ve düzenli tıbbi takip ile KAH’lı çoğu birey normal ve dolu dolu bir yaşam sürebilir.
Adrenal kriz, özellikle klasik KAH’li hastalarda görülebilen, kortizol ve/veya aldosteron seviyelerinin çok düşmesine bağlı olarak ortaya çıkan yaşamı tehdit edici bir acil durumdur. Hemen tedavi edilmesi gerekir.
Şu an için KAH’ı önlemenin bilinen bir yolu yoktur. Ancak genetik danışmanlık, risk altındaki çiftler için faydalı olabilir.

Bilgi İstek Formu

Detaylı bilgi ve randevu almak için bilgi istek formumuzu doldurun.

Randevu / Bilgi Al

Lütfen Formu Eksiksiz Doldurun